|
Bu yıl tırmanmak için Aladağların Demirkazık zirvesini hedeflemiştik. Ancak okul yönetimi talebinde bulunduğumuz yol harcırahını karşılamayınca rotamızı bize daha yakın olan Dedegöl Dağlarına çevirdik.
           Dedegöl daÄŸları Isparta’nın Aksu ilçe sınırları içinde yer alıyor. Isparta Antalya Konya üçgeninde kaynak sularıyla, ormanlarıyla göz kamaÅŸtıran doÄŸa harikaları buralar. Aksu’nun Eldere Köyü Kuzu Kulağı Yaylası’nda göğü delercesine yükselen kaya duvarlarına ilk defa tırmanışı Fransız daÄŸcılar gerçekleÅŸtirmiÅŸ. Sonrasında da Türkiye’nin ünlü daÄŸcıları ve birkaç üniversite topluluÄŸu tarafından tırmanışlar gerçekleÅŸtirilmiÅŸ. Fransız daÄŸcının tanrının parmağı ismini verdiÄŸi kayadan kulenin tepesine daha ulaÅŸan olmamış. 600 metre yükseklikteki kulenin son 15 metresine kadar tırmanan daÄŸcı buradan pandül yiyerek geri inmiÅŸ. Günümüzde burası; buraya ilk defa tırmanmak isteyen birçok kiÅŸi tarafından rahatsız edileceÄŸe benziyor.          Â
     Kayaların yayla düzlüğüne çok yakın olması, bol miktarda kaynak suyunun bulunması ve ulaşımın basit olmasından dolayı daÄŸcılara inanılmaz fırsatlar sunan daÄŸ birçok kiÅŸi tarafından Türkiye’nin en güzel yerlerinden diye anlatılıyor. Kaya yapısının da saÄŸlam olmasıyla daÄŸcılara güven veriyor doÄŸrusu. Ayrıca çevresinde birçok keÅŸfedilmeyi bekleyen maÄŸaralarıyla daha çok ilgi çekeceÄŸi kesin. Buraya ilk botlu çakan daÄŸcılar aynı zamanda buradaki bir maÄŸaraya da dünyada tek girenlerden. Söz konusu maÄŸara 800 metre dibe indikten sonra su ve buzla devam ediyor .                 Kuzu Kulağı     Yaylasına vardığımızda batan güneÅŸin kızıllığı zirveleri okÅŸarcasına yükseliyordu. Kampımızı kurup karnımızı doyurduktan sonra yaylada geceleyen çobanla yatana kadar zamanı harcadık. İlk gün boltlu rotalarda çalışmayı hedeflemiÅŸtik. Sabahtan rotalarda kısa bir gezintiden sonra kendimizi eldere rotasının yarısında bulduk. Bu rotanın bir olumsuz yanı öğle vakti güneÅŸi dik bir ÅŸekilde alması. Rota’nın geneli su oluklarından oluÅŸuyor. Yaklaşık 5+ 6- zorluk derecelerine varan yerleri var. Son iki istasyon ise oldukca kısa fakat rotanın en zor yerleri. Burada su olukları son buluyor ve daha çok boÄŸazın içine doÄŸru yan geçiÅŸle ilerliyor Â
           Ertesi gün ceza rotasının yanına vardığımızda saat 11.00 ı gösteriyordu. Dünün yorgunluÄŸunu birde yaylada uyumanın tadını biraz çıkartmıştık doÄŸrusu. Bugün de amacımız yine kısa rotalarda çalışmaktı. Ceza’nın zorluk derecesi 6+ 7- civarında Eldere’den daha zor. Burada sırayla birer öncü lider tırmanıp geri indik. Burası umduÄŸumuzdan daha zordu.    Burada bulunduÄŸumuz her gün öğleden sonra hava bulutlandı, yaÄŸmur yaÄŸadı yaÄŸacak gibiydi. Ama akÅŸamları yıldızları tek tek sayabileceÄŸimiz netlikte tek bir küme bulut bile kalmıyordu. Bu sebepten bura da bulunduÄŸumuz üçüncü güne daha erken baÅŸlayacak ve daha önce hiç kullanmadığımız yeni aldığımız friendleri kullanarak çıkılmamış bir yerden çıkacaktık. tırmanış için eldere’nin biraz daha güneyini , tanrını parmağının karşısını seçmiÅŸtik. Buranın bir kısmını ip açmadan tırmandık. Küçük bir bacada ip açarak 3 istasyon tırmandık. Burayı da ipsiz geçmeyi planlamıştık doÄŸrusu. Ancak karşıdan göründüğü gibi durmayan kayada en iyisi kendimizi riske atmamaktı. Kayanını bu yüzünde hemen hemen hiç çatlak olmadığından hiç sikke kullanamadık. Zirveye vardığımızda saat 11:00dı. Biraz doÄŸayı tepeden izleyip fotoÄŸraf çektikten sonra iniÅŸe geçtik.            Aynı günün gün batımında Kızılcabölük Köyüne 5–6 km. olan daÄŸ yolundan yürüyerek ulaÅŸtık. Buradan da otostop çekerek bölgeden ayrıldık.   Â
|
Yorumlar